İç mekanlarda, olağanüstü korozyon direncine sahip, yıllarca bozulmadan kalan metal ürünler hayal edin. Bu dayanıklılık genellikle epoksi-polyester hibrit toz kaplamalarla elde edilir. Ancak, bu ürünler güneş ışığına maruz kaldığında, senaryo dramatik bir şekilde değişir: solma, tebeşirlenme ve yüzey bozulması belirgin hale gelir. Bu zorluklar, epoksi-polyester hibrit toz kaplamaların dış mekan uygulamalarındaki sınırlamalarını vurgulamaktadır.
- Üstün korozyon direnci: Bu kaplamalar, özellikle uygun şekilde ön işleme tabi tutulmuş metal yüzeylere (fosfatlama veya kumlama yoluyla) uygulandığında, olağanüstü korozyon önleyici özellikler sergiler.
- Mükemmel yapışma: Kaplamalar, metal yüzeylerle güçlü bağlar oluşturarak, ürün ömrünü artıran dayanıklı koruyucu katmanlar oluşturur.
- Geniş malzeme uyumluluğu: Çelik, alüminyum ve bakır dahil olmak üzere çeşitli metaller için uygundur, bu da onları endüstriler arasında çok yönlü hale getirir.
- Maliyet etkinliği: Alternatif toz kaplamalara kıyasla, ekonomik bir yüzey işleme çözümü sunarlar.
- Uygulama verimliliği: Basit uygulama süreçleri, üretim karmaşıklığını ve maliyetlerini azaltır.
- Kürleme esnekliği: Geniş kürleme sıcaklığı ve zaman parametreleri, çeşitli üretim gereksinimlerine uyum sağlar.
Kaplamaların önemli zayıflığı, zayıf hava koşullarına dayanıklılıklarında yatmaktadır. Uzun süreli UV maruziyeti, kaplama malzemesinde kimyasal bağların bozulmasına neden olarak renk solmasına, tebeşirlenmeye ve nihai yüzey bozulmasına yol açar. Sonuç olarak, dış mekan uygulamaları için koruyucu önlemlerle desteklenmedikçe, öncelikle iç mekan kullanımı için önerilirler.
İç mekan uygulamaları: Korozyon korumasının öncelikli olduğu ev aletleri, ofis mobilyaları, radyatörler ve raflar için yaygın olarak kullanılır.
Dış mekan uygulamaları (koruyucu önlemlerle): Dış mekan kullanımı gerektiğinde, çözümler arasında kaplamayı hava koşullarına dayanıklı üst katların altında astar olarak kullanmak veya UV emiciler/stabilizatörler dahil etmek yer alır.
Astar uygulamaları: Olağanüstü yapışma ve pas önleme özellikleri nedeniyle, sonraki üst katlar için kararlı bir temel sağlayarak, sıklıkla bir alt kat olarak kullanılır.
Dış mekan uygulamaları için yaygın bir çözüm, çift katmanlı sistemler uygulamaktır. Epoksi-polyester hibrit, yapışma ve korozyon direnci için astar görevi görürken, hava koşullarına dayanıklı üst katlar (poliüretan veya akrilik toz kaplamalar) UV hasarına karşı koruma sağlar. Bu yaklaşım, her iki kaplama türünün güçlü yönlerini birleştirir.
Malzeme seçimi için temel faktörler şunlardır:
- Uygulama ortamı (iç/dış mekan, UV maruziyeti)
- Performans gereksinimleri (korozyon direnci, yapışma, hava koşullarına dayanıklılık, sertlik)
- Bütçe kısıtlamaları
- Yüzey ön işleme yöntemleri
İç mekan uygulamaları için, epoksi-polyester hibritler tipik olarak en uygun seçeneği temsil ederken, dış mekan uygulamaları çift katmanlı sistemler veya alternatif hava koşullarına dayanıklı kaplamalar gerektirebilir.


